İZMİR PEYZAJ ve OTOMATİK SULAMA

İçeriğe git

Ana Menü

Balçova Peyzaj, Otomatik Sulama, Hazır Çim, Ekme Çim, Bahçe Bakımı

Balçova bölgesinden gelen talepler doğrultusunda peyzaj alanları, yeşil alanlar oluşturmada, kişiye özel villa ve site bahçelerinde, parklarda doğayla iç içe, yeşile uyumlu peyzaj uygulamaları, hazır çim uygulamaları, ekme çim ile tesisler oluşturulması, botanik bahçeleri , kaya bahçeleri ,su bahçeleri, bahçe bakımı hizmetleri, otomatik sulama sistemi kurulumu uygulamalarız ile sizlere en iyi hizmeti hedeflemekteyiz.

Balçovanın tarihteki  yeri ilçede bulunan kaplıcaların tarihi ile aynı döneme rastlar. Bu tarih M.Ö.1200 yıllarına denk gelir. Dünyanın en önemli destanlarından biri olan İlyada ve Odesianın yazarı olan şair Homeros M.Ö. 8 yy. da İzmirde yaşamıştır. Homerosun İlyada Destanının bir bölümünde bahsettiği Agamemnon ve Menelaos Troia “Truva” seferini yapan  Akhai ordusunun başında bulunan iki komutandır.
Askerlerin burada şifa bulması ve de yaralarının iyileşmesi üzerine şifalı suyun çıktığı yerlere tesis olarak kapalı hücreler yapılıştır. Tüm Anadolu
nun olduğu gibi tarih boyunca birçok medeniyetin hâkimiyeti altına girmiştir.
Türklerin bölgeye gelmesi 1300
lü yıllarda hâkimiyet kurması ise 1400lü yıllarda  olmuştur. 1910 yılına ait İzmir Vilayeti Haritasında Balçova Köyü olarak adlandırılan bölgede ilk belediye 01.03.1963 yılında kurulmuştur.
İlçe 1980 yılında Narlıdere merkez olarak şube konumuna gelmiş, 03.06.1992 tarihinde ise tekrar belediye durumuna getirilmiştir. İlçenin tarihi İzmir
in tarihi ile iç içe olup, tahminen 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir. İlçenin ilk sakinleri bugünkü Narlıderenin deniz kenarında  oturmakta idiler. O dönem denizlerden gelen korsan istilasından kurtulmak için bugünkü Balçovanın kurulduğu eski Balçova köyüne göç ederek  yerleşmişlerdir.
O dönemde Ayesefit olarak kullanılan köyün adı, köy arazisinin büyük bir kısmının balçık olması nedeniyle Balçık Havi olarak değişmiş ve daha sonra ise bugünkü  ismi olan Balçova adını almıştır. Çeşitli medeniyetlerin yer aldığı Balçova
da bugün Romalılardan kalma Agememnon  Kaplıcaları ve Yunanlılardan kalma bir su kuyusu ve mahzeni bulunmaktadır.İlçemizin tarihi İzmirin tarihi ile iç içe olup, tahminen 3000  yıllık bir geçmişe sahiptir. İlçenin ilk sakinleri bugünkü Narlıderenin deniz kenarında oturmakta idiler. O dönem denizlerden gelen  korsan istilasından kurtulmak için bugünkü Balçovanın kurulduğu eski Balçova köyüne göç ederek yerleşmişlerdir.
O dönemde Ayesefit olarak kullanılan köyün adı, köy arazisinin büyük bir kısmının balçık olması nedeniyle Balçık Havi olarak değişmiş ve daha sonra ise bugünkü  ismi olan Balçova adını almıştır.Çeşitli medeniyetlerin yer aldığı Balçova
da bugün Romalılardan kalma Agememnon  Kaplıcaları ve Yunanlılardan kalma bir su kuyusu ve mahzeni bulunmaktadır.Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan İlçemiz Konak, Karabağlar ve Narlıdere İlçeleri  ile komşudur. Yüz ölçümü 29.000 dekardır.(Yaklaşık 29 Km2)İlçede hüküm süren Akdeniz iklim şartlarına ve toprak özelliklerine bağlı olarak farklı bitki toplulukları yer almaktadır.
İklim şartlarına göre oluşan ve doğal ortamda denge halinde olan bitki toplulukları asıl Akdeniz bitki topluluklarından oluşmaktadır. (Klimakse bitki toplulukları).
Yine Balçova ve çevresindeki toprak oluşumunda coğrafi- Jeomorfoloji ana materyal özellikler ve zamana bağlı olarak fiziksel ve kimyasal özellikler, çok değişik olan farklı toprak gruplarını meydana getirmiştir. Bunlar, Zonal ve Azonal toprak gruplarından oluşmaktadır. Zonal topraklar “Kırmızı Akdeniz Toprakları” Akdeniz iklim şartlarının etkisi ile oluşmuş bu toprağa Teleferik Dağının eteklerinde rastlanmaktadır. Bu toprak verimlilik yönünden orta ve kireç yönünden oldukça fakirdir. Azanol topraklar (Alüvyal topraklar) bu toprak çeşidi  Balçova yerleşim merkezi ile kıyı arasında dar bir şerit halinde uzanan ovada yaygındır. Kumlu, milli ve killi bünyededir. Ayrıca ova yüzeyi ile güneyde yükselen dağlık kesim arasındaki eteklerde Kolüvyal topraklar gelişmiştir.Çatalkaya
nın kuzey yamaçlarında maki, Teke Dağının yamaçlarında ise çoğunlukla kısa boylu çalılardan oluşan garig türleri stabil duruma geçmiştir. Çevrede orman yok denecek kadar azdır.Yamaçlardan inen düzensiz rejimli 5 adet dereden Yahya Deresi ve Sarıpınar Deresi  Hacı Ahmet Deresiyle birleşerek, Molla Kuyu Deresi ve Ilıca Dereleri İnciraltında denize ulaşırlar. Ilıca Deresinin Çıtak Mevkiinde kurulmuş olan Cengiz Saran Barajı ve gölü, İçme-Kullanma ve Tarımsal sulama bakımından büyük önem taşır.
İlçenin 6 Kilometreyi aşan sahil şeridi vardır ve bu sahilde balıkçılık yapılmaktadır.

 
İçeriğe Geri Dön | Ana Menüye Geri Dön